TR  | EN  | DE
ETKİNLİKLER/DUYRULAR

2017

2016

2015

2014

2013

2012

İsmail Gezgin’le Arkeoloji Dersleri
30 Haziran, 1-2 Temmuz 2017
Gümüşlük Akademisi, Bahçe


1. Gün: İnsan-Beden

Tanrının yeryüzündeki suretinden, suretin bedenlendiği sanata; Olympos’un bedensiz varlıklarının görünür dünyada mesken tuttuğu bedenler ve İnsan zihnindeki tasarımları; aslın suretinden suretin mimesisine figüratif sanatın izinde bir gezinti. Bedenin aidiyet probleminden hareketle sanat, toplum, sanatçı, izleyen göz ve sanat yapan elin bedeni; “Pygmalion düşü”nün beden öte kökeni... Arkeoloji derslerinin bu ilk gününde kâh bir bedendeki imgenin kâh bir imgedeki bedenin Antikçağ’daki izlerini süreceğiz.

2. Gün: Mitoloji ve Anlam Arayışı

Kendini sorgulayan, anlam arayışındaki insan, baktığı her yerde suretini görmüş, gördüğünden hareketle varlığını inşa etmişti. Bilmek, bildiklerinin farkına varmak isteyen bu tür, bilgiyi etrafından devşirmişti çünkü varlığı hep anlam gerektirmişti. Toprak, hayvanlar, bitkiler, yıldızlar... doğadaki, evrendeki her şey onun kendilik inşasındaki figüranlar olmuştu. Tanrının suretini kendine görüntü olarak üstlenen, başrole soyunmuş kalan rolleri doğadaki diğer “dostlarına” uygun görmüştü. Binlerce yıllık bu “kimlik” inşası insanın hayvan bedenine giydiği mana dünyasını oluşturmuş ve onu rasyonel örgütlü bir toplumsal hayvana dönüştürmüştü. Mitler, doğanın bir parçası olarak çevresiyle giriştiği interaktif ilişkilerin insandaki dilsel yansımalarıdır; doğa üzerinde kurmaya çalıştığı hakimiyetin öyküleridir. Bu anlamıyla mitler, insanın kendilik inşasında kullandığı, kendisi tarafından imal edilen yapı taşlarıdır. İnsan nedir? sorusuna verilecek yanıtların toplamıdır. Ve mitlerin iradesi insanı kuşatır. İnsan, içinde hissettiği ıstırabı dilinden dökülen öykülerle gidermeye çalışıyor. Çünkü bilmek, anlamak isteyen bir zihin için her şey hikayesiyle anlamlıdır...

3. Gün: Yemek ve İnsan

İnsan hiç durmadan yedi; otları, ağaçları yedi; hayvanları yedi. Kendisine yasaklanmış olanları yedi. Cennetten oburluğu yüzünden kovuldu. Başına ne geldiyse yemek yüzünden geldi çünkü bilmiyordu ki ne yerse biraz da oydu. Hammaddeleri besine dönüştürürken bedenini de şekillendirdiğini hiç düşünmeden yedi insan. Yediklerine dönüşebileceğini bilemeden, her şeyin efendisi olduğunu düşünerek, her şeyin kendisi için olduğunu zannederek narsist şişinmelerle yedi, tüketti...
Arkeoloji dersimizin son gününde, insanın yemekle ilişkisinin biyolojik ve toplumsal çıktıları tartışılacak. Et yemenin beden üzerine etkilerinin yanı sıra toplumsal ataerkil yapıya etkileri üzerine durulup eril şiddetin et yemekle bağlantısı iddiaları dile getirilecek... Yemek ve iktidar arasındaki doğrudan ilişkiler irdelenerek, tarihsel örnekler tartışılacak. Bireyselden toplumsala, yemeğin milliyeti ve milletin yemeği ısıtılarak gündeme taşınacak... İnsan ve besin arasında interaktif bir ilişki olduğu düşüncesinden yola çıkılarak besini dönüştüren insan, insanı dönüştüren besin perspektifinden yemenin tarihine bir yolculuk yapılacak, iştahın uygarlaşmasının izleri takip edilecek.

---

Tarih: 30 Haziran, 1-2 Temmuz 2017
Saat: 10.30 - 13.30

Gümüşlük Akademisi Vakfı yararına yapılacak atölyenin günlük katılım ücreti 75 TL.

*Önceden kayıt yaptırınız.
info@gumuslukakademisi.org
0252 3944301

YORUMLAR
Kullanıcı Adı:
Yorum: